Anasayfa » ARŞİV » 262 » İZMİR ULUSLARARASI JEOTERMAL KONGRESİ

İZMİR ULUSLARARASI JEOTERMAL KONGRESİ

Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal
elektrik santrallerinde CO2, NOx, SOxgazlarının
salınımı çok düşük olduğundan temiz bir enerji kaynağı
olarak değerlendirilmektedir.
Jeotermal enerji, jeotermal kaynaklardan doğrudan
veya dolaylı her türlü faydalanmayı kapsamaktadır.
Düşük (20-70°C) sıcaklıklı sahalar başta
ısıtma alanı olmak üzere, endüstride, kimyasal
madde üretiminde kullanılmaktadır. Orta sıcaklıklı
(70-150°C) ve yüksek sıcaklıklı (150°C’den yüksek)
sahalar ise elektrik üretiminin yanı sıra reenjeksiyon
koşullarına bağlı olarak entegre şekilde ısıtma
uygulamalarında da kullanılabilmektedir.
Türkiye, Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer aldığından
oldukça yüksek jeotermal potansiyele sahip
olan bir ülkedir. Ülkemizin jeotermal potansiyeli
teorik olarak 31.500 MW’tır. Ülkemizde potansiyel
oluşturan alanların % 79’u Batı Anadolu’da, % 8,5’i
Orta Anadolu’da, % 7,5’i Marmara Bölgesi’nde, %
4,5’i Doğu Anadolu’da ve % 0,5’i diğer bölgelerde
yer almaktadır. Jeotermal kaynaklarımızın % 94’ü
düşük ve orta sıcaklıklı olup, doğrudan uygulamalar
(ısıtma, termal turizm, mineral eldesi v.s.) için
uygun olup, % 6’sı ise dolaylı uygulamalar (elektrik
enerjisi üretimi) için uygundur.
Uluslararası Jeotermal Enerji Kongresi
(IGC) Türkiye 2016, 6-8 Haziran tarihlerinde
İzmir’de, ulusal ve uluslararası birçok uzmanın katılımıyla
gerçekleştirildi.
Swiss Otel Büyük Efes’te düzenlenen
Kongre’de, Türkiye’nin jeotermal enerji potansiyeli
ve proje geliştirme fırsatları konuşuldu, fuar ve konferanslar gerçekleştirildi. Bu kapsamda,
Keşif ve Risk Önlenmesi, Sürdürebilirlik
ve Rezervuar Yönetimi,
Enerji Santralı Teknolojisi, Jeotermal
Isı Uygulamaları konuları ele alındı.
Kongre öncesinde, Avrupa
İmar ve Kalkınma Bankası
(EBRD) ve T.C. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı’nın işbirliğiyle
Türkiye’deki jeotermal gelişiminin
fırsatları ve zorlukları üzerine bir çalıştay
düzenlendi.
Dünya ölçeğinde 150 adet enerji
santralinin yönetimini yapan Ormat
Technologies Inc. şirketi, oturumların
ardından bölgedeki jeotermal enerji
santrallerine gezi turu düzenledi.
Kongre’ye, Avrupa Birliği Türkiye
Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve
Tarım Bölüm Başkanı Balazs Gargya,
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası
(EBRD) Türkiye ve Orta Asya Direktörü
Natalia Khanjenkova, EBRD
Enerji Verimliliği ve İklim Değişikliği
Departman Yöneticisi Adonai
Herrera-Martinez, Jeotermal Elektrik
Santral Yatırımcıları Derneği Yönetim
Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk ve
Schlumberger Türkiye Müdürü Tevfik
Kaya katıldı.
Jeotermal Turizme Can
Verecek
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu Kongre’nin açılış
bölümünde yaptığı konuşmada,
kentin yenilenebilir enerji kaynakları
açısından önemli bir noktada bulunduğunu
belirterek, bu alanda yaptıkları
yatırımları anlattı. İzmir Valiliği
ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ortaklığındaki
İzmir Jeotermal A.Ş’nin

tahrip olan Balçova Narlıdere sahasını
iyileştirildiğini hatırlatan Başkan Kocaoğlu,
şunları kaydetti:
“Bölgede 16 bin konut eş değerde
olan konut sayısı 32 bin konut eş değere
çıkarıldı. Ayrıca bu şirket kanalıyla
Seferihisar-Doğanbey aksındaki jeotermal
kaynakların çıkarılmasıyla, enerji
ihalesi yapıldı ve sözleşme imzalandı.
Son olarak yer tespiti yapıldı ve bu sayede
elektrik üretimine yakın zamanda başlanacak.
Bunun yanı sıra sağlık turizminin
gelişmesi için Doğanbey’de 42 bin m²
arazide, kür merkezi kurarak sağlık sektöründe
de gelişerek önemli bir güç olacağız.
Çeşme Belediyesi’nin de içerisinde
bulunduğu çok ortaklı bir şirketle
Çeşme’de kurmak üzere olduğumuz
kür merkezi çalışması da önemli bir hedef.
İzmir, sağlık sektörünü kendisine yatkın
bir sektör olarak görüyor ve gelişmesi
için bu görevi üstleniyor. Balçova ve
Narlıdere’de bir jeotermal plan çalışmamız
var. Hastaneler, tedavi merkezleri, kür
merkezleri gibi sağlık, turizm alanına can
suyu katacak yeni çalışmaları sürdürüyoruz.”
AB’nin İlgi ve Desteği Sürecek
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı
Balazs Gargya, Türkiye’nin dünyada
jeopolitik açıdan önemli bir yere sahip
olduğunu belirterek, “Avrupa Birliği (AB)
için kilit bir öneme sahip Türkiye’ye olan
ilgi ve desteğimiz devam edecek” dedi.
Son dönemde yenilenebilir enerji alanında
Türkiye’de yasal uygulamalar açısından
önemli adımlar atıldığını ve ülkede
sürdürülebilir enerji kaynaklarına verilen
önemin giderek arttığını söyleyen
Gargya, AB’nin “Katılım Öncesi Mali
Yardım Aracı-IPA” programı kapsamında
Türkiye’deki enerji pazarının AB yasalarına
uygun bir hale getirilmesi için
çalışmaların yürütüldüğünü de sözlerine
ekledi.
Gargya ayrıca, AB’nin kendi içinde
‘Enerji Birliği’ adı verilen bir çalışma
grubu kurduğunu ve bu kapsamda daha
akılcı elektrik kullanımıyla yenilenebilir
enerjinin yaygınlaştırılması konusunda
çalışmalar yürütüldüğünü aktarırken, bu
çalışma grubunun 28 AB üyesi ülke için
ayrı ayrı hedef ve başlangıçlar koyduğuna
işaret etti.
Türkiye Odak Noktası
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası
(EBRD) Türkiye ve Orta Asya Direktörü
Natalia Khanjenkova da, Türkiye’nin
dünyadaki jeotermal enerji kuyu maliyeti
en düşük ülkelerden biri olduğunu belirterek,
“Jeotermal saha çalışması için 1
kilometrekarede 1 milyon doların altında
yatırımla iş yapılabiliyor. Türkiye bizim
odak noktamız” dedi.
Khanjenkova, Türkiye’nin enerji alanında
son yıllarda önemli aşama kaydettiğini
ifade ederek, “2018’de 1000 megavatlık
jeotermal hedefine ulaşılacağına
inanıyoruz. EBRD olarak yeşil ekonomiye
geçiş yaklaşımıyla Türkiye’nin bu kilit
kaynağına destek olmaya devam edeceğiz.
Türkiye’deki yatırımcıyı desteklemek
amacıyla ‘PLUTO’ programını uygulayacağız.
Bu program, yeraltı zenginliklerinin
daha fazla kullanılmasını içeriyor. Burada
amaç, sondaj ve kaynak bulma aşamasında
ve erken dönem risklerini azaltmada
yatırımcıya yardımcı olmak. EBRD
olarak özel sektörün jeotermale yatırımlarını
desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini
kullandı.
Halihazırda 2008 yılında 30 megavat
olan Türkiye’nin jeotermal güç üretim kapasitesi,
2016’da 648 megavata çıktı. Son
7 yıl içinde sıçramayla jeotermal güç üretim
kapasitesini 600 megavat artırarak
bu alanda gelişim gösteren Türkiye, jeotermal
enerji sektöründe Dünya’da ilk 10
ülke arasına girme hedefinde.

Similar posts